Mor Kedi Patisi

Etiket Arşivi: » alışveriş «

Uzun zamandır uzak kaldım buralardan :(

En sevdiğim şey olan yazmaya bile vakit ayıramıyorum bi süredir ne yazık ki.

Geçtiğimiz ayın son haftası Cihangir’deki evimizden taşındık.

Taşınmak başlı başına ayrı bir olaymış anladım.  Günler önce başlayan kolileme işlemi taşındıktan sonra günlerce o kolileri açma eylemine dönüşüyormuş. Bunu acı bir şekilde öğrendim.

İşe git, eve gel, koli aç, uyu, işe git … gibi bir döngü içine girdim bir süredir :)

Tüm bu süreç içinde Pandora ciddi anlamda çok destek oldu. Ben işteyken o eve gidip evdeki işlere yardımcı oldu. Yoksa her şeye yetişmek biraz imkansız olacaktı.

Bu sürede hoşuma giden tek şey deliler gibi alışveriş yapmam oldu tabi ki :)

Eve bi kaç mobilya yanında ufak defek bi milyon şey aldık. Ara ara kıyafet alışverişine çıktım. (Evet içimde ki alışveriş canavarı bölünerek çoğalmakta şu sıra ve ben nedense pek şikayetçi değilim…) Sonrasında saç rengimi ateş kızılından, mandalina turuncusuna çevirdim ama yarın bu değişikliğe bir son verip bambaşka bi değişiklik yapma planım var.

Tüm bunların olduğu sırada minik bir çekilişe katıldım. (Aslında pek minik değildi :p)  Yeni keşfettiğim şu blogta gerçekleşen bu çekilişten 100 tl’lik bir boyner hediye çeki kazandım (nyks olarak). Bunun nasıl iyi geldiğini tahmin edebilirsiniz :)

Yani son dönemlerde hem çok yorucu hemde çok keyifli günler geçirdim. Hala evi tam olarak yerleştiremedim, eksik bi sürü şey var. Ve bi süre daha tam olarak yerleşebileceğimi sanmıyorum.

Bu satırları şuan Lüleburgaz – Büyükkarıştıran’da evli olan kızkardeşim fıstığımın evinin mutfak masasından yazıyorum. Minik bir üye katılacak ailemize, gelmemeye inat etmezse inşallah. 9 ay 8 gündür annesinin karnında kuzu gibi yatmakta olan beyefendi  belki doğar diye geldim ama hiç öyle bi niyeti yok kendisinin. Haftaya yeniden buradayım…

Minik sıpayı aldım karşıma konuştum ama teyzesini de dinlemeyecek anlaşılan. Böyle giderse kendisini, çok sevdiği anne karnından zorla alacaklar. Şimdiden annesine çektirmeye başladı. Zamanında bizi çok kızdırdığında annesine “Allah sana senin gibi evlat versin” cümlesini baya içten kurmuşuz sanırım :)

Burada hava inanılmaz sıcak. İstanbul cennetmiş bunu anladım bir kez daha.

Bu satırları bile bir araya nasıl getiriyorum şuan kendime şaşırıyorum çünkü nefes almaya bile mecalim yok!

Daha fazla da uzatmıycam zaten.

Bir sonraki yazıda yeğenimle beraber bi fotoğrafımı koyabilmek dileği ile…

(Yazacak o kadar çok şey var ki aslında ama hava çok sıcak, klimalı bir ortama geçtiğimde yazıcam hepsini… )

Bugün öğleden sonra akupunktur için randevum vardı.

2. seans gelip çatmıştı işte. Eski iğneler çıkacak, tartılıcam, yeni iğneler falan filan.

Bir kere hava çok sıcaktı bugün. Dayanılamayacak kadar hemde. Yaz, geldiğini iliklerime kadar hissettirdi bugün saolsun. Zaten kiloluyum, bu sıcaklar çekilmez oluyor.

Evden çıkarken annemin bana aldığı süper rahat (kendisine bi sürü çok teşekkür ediyorum valla) sandeletlerimi giydim. (Bu arada dileyen polaris mağazalarından edinebilir kendisini.)

O kadar rahat ki; saatlerce yürümeme rağmen hiç rahatsızlık duymadım.

Neyse…

Akupunkturun 2. seansı için Kızılay’a gittim. Şaşırtıcı bir şekilde kalabalık değildi randevu sırası. Randevumu aldım ve beklemeye başladım. Sıra bana bir türlü gelmiyordu ve ben delirmek üzereydim. Acaba kilo verdim mi ? Verdiysem ne kadar verdim ? Yoksa aldım mı ? Aynı mı kaldım acaba ? Bunlar kafamda dönüp duran sorulardan bir kaçıydı. Heyecanla başladığım sağlıklı beslenme, akupunktur ve yürüyüşlerin sonuçlarını almaya başlamış mıydım ?

Sonunda sıra bana geldiğinde baya gerilmiştim doğrusu :)

Vee evet, istediğim olmuştu. 1 kilo 900 gram vermiştim :) Bu şimdilik çok ufak bir rakam olsa da, yorulmadan, aç kalmadan, sevdiğim yiyeceklerden ödün vermeden rahat rahat 15 günde bu kiloyu vermek benim için güzel bir başlangıç oldu diyebilirim.

Hatta şuan keyfimden bol kalorili bir bira tüketmekteyim. Yarın ki yürüyüşümü biraz uzun tutarak bunu telafi etmeyi planlıyorum :)

Sonrasında Kızılay’dan çıkıp yemek yemeğe gittim. Sık sık yemek yemem, öğünlerimi atlamamam gerektiğinden eve kadar sabredemedim.

Yemek bitti ve eve gitme zamanı geldi. Aslında bugün kız kardeşim şehir dışından gelmişti ama ben evden çıkarken telefonumu evde unuttuğum için annemle olan planlarına dahil olamadım.

Yavaş yavaş Bakırköy meydana doğru yürürken birden C&A ‘ nın kocaman mağazasına gözüm ilişti.

Şöyle bir girip bakayım dedim.

Bilmeyenler için; bu markanın en güzel tarafı büyük beden, modaya uygun şık ürünler bulunabilmesi ve bu güzelliğin yanında fiyatların inanılmaz uygun olması.

Mağazaya girmem ile çıkmam arasında yaklaşık 2-3 saatlik bir zaman dilimi var :) E kilo vermişim kutlamadan olmaz ki :)

Çok güzel iki bluz (Fuşya ve lacivert renklerinde 15′er TL) aldım, birde çok şık ve sıcaklarda iyi gelecek bir elbise (Açık gri – Kolları fırfırlı 29 tl) .

C&A mağazaları son bir haftada bol bol gezdiğim yerler oldu. Cevahir, Profilo ve Bakırköy’dekileri gördüm. Birde Nişantaşı City’s de varmış. Gördüklerimin arasında en büyük ve en çok ürün barındıranı Bakırköy’de olan mağazaydı.

Tek bir sorun var mağazalarda; eleman azlığı. Evet rahat rahat gezip, istediğiniz kadar karıştırıp, deneyip, rahatsız edilmiyorsunuz. Ama ihtiyaç halinde bir görevliye ulaşmak ne yazık ki imkansız gibi :( Bu gördüğüm tüm mağazalarında mevcuttu. 6 katlı bir mağazada 10 tane çalışan gördüm ben :/ Son olarak mağaza sadece kıyafet değil, ayakkabı, aksesuar, mayo vs. de satmakta. Erkek-Kadın herkesin gidip görmesi gerekiyor bence ürünleri. Ben şimdilik pek memnunum. Umarım ürünler yıkandıktan sonra da aynı memnuniyeti sürdürebilirim.

Ve sonunda mağaza da işim bittiğinde eve gitme vakti gelmişti. Taksim dolmuşlarına atladığım gibi meydana geldim ve tabi ki evim evim güzel evime.

E bu kedinin işi biter mi ? Bitmez. Eve gelmeden birde markete uğrayıp alışveriş yaptım. Eve geldim doğru düzgün dinlenmeden hemen yemek yapmaya koyuldum.

Tam yemek oldu olacak, tatlı sevgilim gelmiş. Bir de bira almış sevgilisine :)

Yemek hazır, her şey tamam ve ben sonunda biramı yudumlayarak bugün ki yazımı tamamlıyorum.

Sonuç olarak : Arkadaşlar, kaybetmeye başladınız mı gerisi geliyor. Kilo, derken para, derken zaman :) Ama değer tabi…

E ben gideyim artık.

Görüşürüz bir sonra ki yazıda…

NOT : Kıyafetlerin fotoğraflarını çekmeye üşendim :) Üşenmeyin gidin mağazaya bakın yahu.

Dün sabahtan akşama kadar yoğun bir gün geçirdim.

Akşam saat 18:30 gibi pek sevgili Pandora ile buluştuk. Özel bir gündü dün. Uzun zamandan sonra (yaklaşık 1,5 yıl) jean almaya cesaret etmiştim. Evet. Çok uzun bir zamandan sonra… Bunda tabi son dönemde vermiş olduğum 5 kilonunda etkisi yok değil. (Gerçi daha verilmesi gereken çok kilo var.)

Bir sürü yerler gezdik. Tam istediğim şeyleri alabildim diyemem tabi ki. Ama yine de uğraşımın sonucunu gördüm :) Çılgınca alışveriş yaptım. Önümüzde ki günlerde alışveriş organizasyonlarına devam edicem.

Yarınsa büyük gün. Akupunktur seansımın 2. si. Ne kadar kilo, ne kadar yağ kaybım olmuş öğrenicem.

Bu akşam azıcık ucunu kaçırdım ama yarın bol bol yürüyerek arada ki farkı kapatmayı planlıyorum.

Önümüzde ki 1 yıl boyunca 30 kilo vermek hedefim.

Umarım yarı yolda sıkılıp bırakmam !!!

Neyse yeter bu kadar kilo muhabbeti :)

Hadi kalın sağlıcakla.

Not : Denediğim onlarca kıyafetin üzerimde duruşlarını objektif bir bakış açısıyla değerlendirip yeri geldiğinde “Bu ne ya, iğrenç oldu sakın alma” diyebildiği için, benimle gece 23:00′ e kadar alışveriş yaptığı için, bana katlandığı için sevgili Pandora’ ya teşekkür ederim :)