Duruyorum bi köşede.
Bugünü hatırlıyorum tüm ayrıntılarıyla.
Oradayım ama aslında değilim. Bir anı bu biliyorum.
Yaşamamışım ama biliyorum.
Uyanıkken ne kadar dik dursan da uyurken o kadar masumsun ki, korumasız, belki de bana muhtaç.
Aslında hiç tanışmıyoruz bile. Ben sadece bir hayalim baş ucunda beliren ve açılan üstünü örtüp, gür saçlarının arasında parmaklarını gezdiren, belki de bir öpücük konduran şekli tamamen belirgin dolgun dudaklarının kenarına -hani güldüğünde sol tarafa doğru kalkan kenarı var ya tam oraya-.
Ha yanlış anlama, aslında hiç tanışmıyoruz biz onunla.
Tüm gününün berbat geçtiğini, bir an önce mesaisini bitirip eve gitmek için çabaladığı biliyorum.
Ben belki o yağmur altında ağlarken gördüğü, gözyaşlarını silmek isteyip son anda vazgeçtiği kadınım. Belki de tek başına bi barda içip, dans eden ve yine ne hikmetse cesaretini toplayıp karşısına dikilip, kolundan tutup tutkuyla öpmekten çekindiği o kadın.
Baş ucundayım şimdi. Benden habersiz günün yorgunluğunu atmaya çalışıyor.
Bak sevdiğin film var ama, hadi kalk. Ya da kalkma. Rüyanda belki de o ulaşamadığın, aradığın, bulamadığın, aslında sende hiç bir değişikliğe sebep olmayacak ama senin umutsuzca gelmesini beklediğin sana göre güzel olan o kadını görüyorsun.
Ne acı, aslında tüm hayatını savaşarak geçirmişsin. Her şeyle savaşarak sahip olduğun o evde, o yatakta tek olmak değildi elbet hayalin.
Belki de bilmiyorsun güzel gözlü adam, belki de unuttun herkesin seçimlerinin sonucunu yaşadığını.
Belki de o kadına, onun çocuk ruhuna dokunmalıydın. Çok sevmeye cesaretin olabilseydi belki, gurur, onur yapmasaydın minik ayrıntıları, yanında nefesini dinleyerek uyuduğun, sabahları öpmeden işe gitsen O`nu gününün berbat geçeceğini bildiğin biri olabilirdi yanında.
Ah güzel gülüşlü adam, bilseydin sonunu belki farklı cümleler kurardın biliyorum.
Belki de o senin tüm hayatını renklendirecek insan şimdi bi başka yerde, bi başka yatakta, kim olduğunu bilmese de, kendinde bi değişikliğe neden olmayacak bile olsan umutsuzca seni beklemezdi.
İstem dışı vücudu hareket ediyor. Bi şey var O`nu huzursuz eden. Bi şeyler mırıldanıyor. Anlayamıyorum. Belki de gitme zamanım geldi.
Hoşçakal güzel adam, daha geç olmadan, pişman olmadan yaşa hayatını.
Bir daha görüşmemek üzere.
Hoşçakal.
