Pazartesi iş yerimden öğle arasında çıktıktan sonra düştüm.
Öğleden sonra izin alıp eve geldim ağrıya dayanamadığım için.
Akşam acil, dün sabah doktor derken 3 gün rapor verdi doktor. Bugün ise MR çektiricem. Kırık çıkık yok fakat dayanılmaz acım var.
İlaç, krem, sargı fayda etmedi bir türlü.
Evet tırsıyorum, çünkü ne olduğu hakkında hiç bi fikrim yok.
(Derken Funda aradı, korkuyorsan korkma sakın dedi, yahu hatun enteresan ne zaman böyle bi şeyden tırssam yetişiyor ahahah)
Devamlı yatıyorum, Gergin şu sıra bir Sebastiyan efendime söyleyeyim bir Antonyo oldu, etrafımda döndü durdu. Bana double çikolatalı magnum bile aldı.
Böyle ciddi şekilde hasta oldum mu hep aklıma rahmetli babaannem geliyor.
Ben hasta olduğumda bana açma ve akide şekeri alırdı. Bu yıllarca hiç değişmedi. Çok incelikli kadındı canım benim. Hastalığı bile istenebilir kılardı gözümde.
Ne çok özlemişim meğerse.
O gittikten sonra hiç akide şekeri yemedim ben
Kimse hasta olunca getirmedi bana akide şekeri.
Ben şimdi gidip eski fotoğraflara bakıcam. Çok özledim diye belki rüyama girer babaannem, Lüleburgaz’daki evimizin bahçesinde görürüm ikimizi, çocukluğumu ve tabi ki su çiçeği geçirdiğim için bi sürü akide şekerim olduğu yazı görürüm.
Yine su çiçeği olsam ne güzel olurdu be !



